Blog

Neden Kabala ?

NEDEN KABALA?
Kabala neden çalışılmalıdır? Bu sorunun cevabı nettir; Tanrı ile içselliklerinde karşılaşmak isteyenler için Kabala bir mistik yoldur. Bunun da tek yolu Sina’daki vahyin gizlerini açmaktan geçer. Eski Antlaşmanın ilk kitapçığı olan beş bölümlük Tora’nın gizleri açıldıkça Tanrı ile içsellikte buluşma yolları açılır. Kabala işte bu temel üzerinde yükselmektedir. Bu nedenle bu beş bölüm yani Tora (Nur, Işık, Mürebbi, Rehber) iyi çalışılmalıdır.

Kabala’nın temel kitaplarından olan Bahir kitabında (aydınlanma) bu konuyu
“Kralın yüzünü görmek” şeklinde açıklamaktadır. Burada önemli bir noktaya işaret vardır
“Sefer Ha-Bahir” kitabına göre “önce Kral’ın nerede oturduğu sorulmalı, sonra Kral’ın
nerde olduğu sorgulanmalıdır”. İlginç olan Yuhanna’nın 1.bölümünde vaftizci Yahya’nın
İsa’ya gönderdiği talebelerde İsa’nın “ne arıyorsunuz?” sorusuna “Rabbi, nerede
oturuyorsun?” sorusu ile cevap vermektedirler.-Yuh.1:37-39. Kısacası burada olan kabala metninde anlatılan “kralın yüzünü aramak” durumundan başka bir şey değildir.
Bence bu nedenle, İsa’nın yaşam ve öğretilerinin arkasını görebilmek için az sayıda da olsa
bazı Hristiyanlar Kabala ile ilgilenmiştir.
Aslında İbranicede yüz “cephe” anlamına gelmektedir.

Burada fikir, biraz da bu
cephenin ardını görebilmek için cepheyi arama şeklindedir. Cephede görünenler ardında
görünmeyeni okuyabilmeye çalışmak burada arayışta etkin olandır. Tora’nın beşinci kitabı
Yasa’nın tekrarı (tesniye) içinde “Bu olaylar RAB’bin Tanrı olduğunu ve O’ndan
başkası olmadığını bilesiniz diye size gösterildi”-Yas.Tek.4:35 yazmaktadır. Aslında bu ifadeye göre “kral’ın yüzünü görmek” O’ndan başka hiçbir şeyin olmadığını anlamaktır. Rabbinik ifadelerde (Midraş, Genesis Rabbah 6:8; Talmud, Sanhedrin 19.a) Yaratan yüzü, hem dış dünyada hem de iç dünyada görülür, yeryüzünün temeli ve düşüncelerin efendisi O’dur. Bu noktada devreye “ego” yani “ben” girer. Ben’i ilahi BEN ile karşılaştırmak esastır. Kabalaya göre “can” ilahi bir kıvılcımdır. Ve bu kıvılcım Yaratan yolları7
nı bilmek istemektedir.

Zihnin köklerinde ve duyularla algılanan dünyada bu derin arayış
sürer. Kralın yeri nasıl bulunacaktır? Bahir kitabı bunu şöyle açıklamaktadır;
“Tora neden ‘bet’ harfi ile başlar? Çünkü amaç bir ‘beraha’ (bereket) ile başlamaktır…Hikmetten başka bir ‘başlangıç’ yoktur ve ‘bereket’ olmadan da hiçbir
hikmet yoktur..Berakhah sözünün berekh(diz çökmek) sözcüğünden geldiğini nasıl
bilebiliriz? Yeşaya da şöyle yazılmaktadır ‘her diz önümde çökecek (berekh)’- Yeşeya 45:23 ve her dizin önünde çöktüğü yer (kralın yeridir). Bütün bu sözler ne anlama gelir? Her şeyden önce kralın yüzünü görmek için arayanlar, kralı bilmemektedirler.

Önce kralın evini (bayit) ararlar ve ondan sonra kral nerde diye sorarlar.”
‘Bet’harfi İbrani alfabesinin ikinci harfidir. Yahudilere göre bu dil kutsaldır ve harfleri de her biri gizli anlamları içeriğinde gizlemektedir. Bahir kitabında anlatıldığı gibi “bet” harfi hem bereşit (başlangıç) hem de beraha (bereketleme) kelimelerinin baş harfleridir. İbrani kutsal yazılarının yorumlarını içeren Midraş yazıları da bu fikirleri desteklemektedir. Bu düşüncelere göre Tora gerçeğin özüdür. Ve Yahudi inancına göre Tora’yı çalışmak Yahudi dininin olmazsa olmazıdır. Burada hedeflenen gerçeğin doğru doğasını anlamaya çalışmaktır. Metnin okunulup açıklanması ise derash olarak (açıklamak, anlamlandırmak) gibi bir sözcükle ifade edilmektedir. Derash kelimesi Midrash’tan (yorum, tefsir) kelimesinden gelmektedir. Levililer 10:16’da geçen “soruşturma” kelimesi daroş ve deraştır. Midraş’ın ifadelerine göre sözcükler arasında inşa edici bir birliktelik vardır.

Bunu Sinagog dualarında tekrar edilen şu okuma bölümünde de görmek mümkündür;
“Rabbi Eleazar Rabbi Hanina ismi ile şöyle dedi: ‘Bütün çocuklarını ben eğiteceğim, esenlikleri tam olacak’-Yeşaya 54:13. Bu cümlede çocuklar kelimesini (banayikh) çocuklarınız olarak okumayın ama (bonayikh) inşa edenleriniz olarak okuyun.-Talmud, Berakhot 64a)”

Burada görüldüğü gibi biraz Kabalistik bakış açısı ortaya çıktığında Midraş’ın bile
kabala içine girdiğini görmek mümkündür. Sefirotlar yani daireler ya da dünyalar sistemi
de bunun gibi yorumlamalarla açılan ve Tanrı’nın özünü algılama için bir araç olarak karşımıza çıkmış olmaktadır. Dolayısı ile bizi yeryüzünde yükseklere taşıyan bir merdiven sistemi içinde yükseltme amacında olan kabala bütün bu temel anlatım şekilleri ile bu amacı
işleve sokmaktadır.

Bahir kitabına geri dönelim ve Tora’nın neden ‘bet’ harfi ile başladığına bakalım.
Kabalada başlangıçlar önemlidir. Bu nedenle başlangıç harfinin de muhakkak bir önemi
olmalıdır. Torah hikmetle ifade edilmektedir. Torah kelimesinin kökü (yrh)(öğret) tarzında bir kelimedir. Ve dolayısı ile Tora öğretmektir. Hikmetin de temelinde öğretiş ve öğrenme vardır. Şimdi burada sefirotlar devreye girerse Keter yani Taç noktadaki daireden aşağı doğru ilk ışımada karşımıza (Hikmet-Hochma) dairesi gelir.
Burada Bahir kitabına göre Tanrı’nın kendini alçaltması yani diz çökme vardır. Daha önce gördüğümüz gibi “diz
çökme” kelimesi ile “bereket” arasında da bir bağ vardır. O zaman yaradılışta Hiç-Varlık
düzeyinden kendini alçaltan ışıkta büyük bir bereket doğmuş ve bereket olunca her şeyin
başlangıcı hikmet yerini almıştır. Yani Yaradılış bir anlamda Alef olan En Sof -Sonu olmayan noktadan sonra ikincil olarak ışıyan, kıvılcımlanan hikmettedir.

Başlangıçta bu ikinci sefirot yani Hochma sefirotu ile simgelenmektedir. Bahir’e
göre “kralın evini sormak” başlangıçtır. Burada ev kelimesi ibranicede “bayit” tir ve yine
‘bet’ ile başlar. Ayrıca Kabala’nın temel dayanağı, metni olan Zohar’a baktığımızda Zohar
8 Tanrı ve Tora arasında özel bir bağ kurmaktadır; “Kutsal O’lan, yücelik O’na olsun, ‘Tora’
ile isimlendirilir ve Tora Kutsal O’landan başkası değildir.-Zohar 2:60a. Ve bir başka
yerde yine Zohar Tora’yı “bir baş, bir yürek, bir ağız ve diğer organlar” -Tikkune Zohar,
Tikkun 21:52b olarak tanımlar. Elbette bu Antrhopomorfizm literal alınmamalıdır. Kısacası Tora’nın mistik ifadeleri ile Tanrı sınırlandırılamaz.

Ve yine kabalist bakış açısına göre Tanrı En Sof /yani sonsuza açılan en son çizgi, en uçta biraz seçilebilir bir ufuk çizgisidir. Ve sonunda Bahir kitabının anlatımına göre Kralın yüzünü görebilme, O’nun oturduğu evin Tora olduğunu anlama yolundan geçmektedir.

Görüldüğü gibi metni inceleme, okuma, harfler ve kelimelerin değer ve anlamları
ve aralarındaki bağlarla anlamlandırmanın tamamında sonuç olarak “kralın oturduğu yerin” Tora olduğu karşımıza çıkmaktadır. Kabala işte böylesine bir Yahudi içselliği olarak
karşımıza çıkar.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Şimdi Ara
Open chat
Yardıma mı İhtiyacınız Var ?
Size nasıl yardımcı olabilirim ?